Degerli Kullanicilarimiz; Okudugunuz, takip ettiginiz, izlediginiz Kliplere Dusuncelerinizi Yorum olarak bildirmekten kacinmayiniz. iyi veya kotu mutlaka yorum yapmaya calisiniz. Editorler olarak bizde sizin isteklerinize yazdiginiz Yorumlari ele alarak Ekleme/Duzeltme Yapabilelim. Turksohbet.nl Editorleri

Kategorize | Hikayeler

Şu Hayatta Neler Öğrendik Neler

Gonderen 23 Haziran 2009

Jackson Brown’in “Su Hayatta Neler Ogrendik Neler” adli

kitapcigindan:

1- Kendimi neselendirmek istedigim zaman en iyi yolun baska birini

neşelendirmeye çalışmak olduğunu öğrendim.

2 – Bir bebegin evlilik sorunlarini çözemeyecegini ögrendim.

3- Bir tartismayi tatliya baglamadan yataga

gidilmemesi gerektiÄŸini

öğrendim.

4- Isyerinde romantik iliskiler aranmamasi gerektigini ögrendim.

5- Insanin kendisinden daha sorunlu birisiyle evlenmemesi

gerektigini ögrendim.

6- Çalistirdigimiz insanlara iyi davrandigimizda, onlarin da

müsteriye iyi davrandiklarini ögrendim.

7- Bir toplantida zekâmi ya da sohbetimi göstermek konusunda tercih

yapmak gerektiğinde sohbeti seçmenin daha iyi olacağını öğrendim.

8- Insanlara iyi davranmanin hiçbir maliyeti olmadigini ögrendim.

9- Gerçekten yasamaya baslamak için emeklilik beklenirse, çok uzun

bir süre beklenilmiş olunacağını öğrendim

10-Iyi kalpli olmanin mükemmel olmaktan daha önemli

oldugunu

11-Bir domuza ve bir çocuga istedikleri her seyi verirseniz sonuçta

çok iyi bir domuzunuz ve çok kötü bir çocuğunuz olacağını öğrendim.

12-Kimle evlenecegin kararinin hayatta verilen en önemli karar

olduğunu öğrendim.

SEVGİ

Adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çıktığında, üç yaşındaki

oğlunun gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle kamyonunun

kaportasını mahvettiğini görmüş. Hemen oğlunun yanına koşmuş ve

çocuğun eline çekiçle vurmaya başlamış. Biraz sakinleşince oğlunu

hemen hastaneye götürmüş.

Doktor, çocuğun kırılan kemiklerini kurtarmaya çalıştıysa da elinden

bir ÅŸey

gelmemiÅŸ ve

çocuğun iki elinin parmaklarını kesmek zorunda kalmış. Çocuk

ameliyattan çıkıp gözlerini açtığında,bandajlı ellerini fark etmiş

ve gayet masum bir ifadeyle, “Babacığım,kamyonuna zarar verdiÄŸim

için çok üzgünüm.” demiÅŸ ve sonra babasına ÅŸu soruyu

sormuÅŸ:

“Parmaklarım ne zaman yeniden çıkacak?” Babası eve dönmüş ve

hayatına son vermiÅŸ… Birisi masaya süt döktüğünde ya da bir

bebeğin ağladığını işittiğinizde bu öyküyü hatırlayın.

Çok sevdiğiniz birine karşı sabrınızı yitirdiğinizi anladığınızda,

önce biraz düşünün. Kamyonlar onarılabilir, ama kırılan kemikler ve

incinen duygular hiçbir zaman onarılamaz; genellikle kişiyle

performansı arasındaki farkı

göremeyiz. İnsan hata yapar.

Hepimiz hata yaparız. Fakat öfkeyle ve düşünmeden yapılan şeyler ,

insanı

sonsuza kadar rahatsız eder.

Harekete geçmeden önce durun ve düşünün. Sabırlı olun. Anlayış

gösterin ve sevin.

LÜTFEN DİKKAT

Jack yavaslamadan once Takometreye bakti: Hiz limitinin 50 oldugu

yerde

73 ile gidiyordu ve son dort ay icerisinde dorduncu defa polis

tarafindan

durduruluyordu. Bir insan nasil bu kadar sanssiz olabilirdi?

Jack arabasini saga cekti. “Insallah su anda yanimizdan daha hizli

bir

araba gecer” diye dusunuyordu. Polis elinde kalin bir not defteri ile arabadan indi.

Bob? Bu Polis Kiliseden Bob degilmi?

Jack iyice arabasinin koltuguna sindi. Bu durum bir cezadan daha kotuydu.

Kiliseden tanidigi bir Polis, arkadas olduguna bakmaksizin birini

durduruyordu. Hemde hizli gidip, trafik kurallarini ihlal ettigi icin.

“Merhaba Bob. Birbirimizi yeniden boyle gormemiz cok ilginc”

“Merhaba Jack” Bob gulumsemiyordu.

“Beni, karimi ve cocuklarimi gormek icin eve giderken yakaladin”

”Evet oyle” Bob umursamaz gorunuyordu. !

“Son gunler eve hep cok gec geldim. Cocuklarim beni uzun suredir hic gormedi.

Ayrica Diana bana bu aksam Patates ve biftek yiyecegimizi soyledi.

Ne demek istedigimi anliyormusun?”

“Evet ne demek istedigini anliyorum. Ayrica trafik kurallarini

ihlal ettiginide biliyorum.” diye cevapladi Bob.

“Eyvah! Bu taktik fazla ise yaramayacak gibi.

Taktik degistirmek

gerekli” diye dusundu Jack “Beni kac ile giderken yakaladin?”

“Yetmis. Lutfen arabana girermisin?” dedi Bob.

“Ah Bob,bekle bir dakika lütfen. Seni gordugum anda Takometreye baktim.

Sadece 65 ile gidiyordum.”

“Lutfen Jack, arabana gir” diye usteledi Bob.

Jack cani sikkin bir sekilde arabasina girdi, kapiyi carparak

kapatti. Bob not defterine bir seyler yaziyordu.

“Bob niye benim ehliyetimi ve araba ruhsatini istemiyorki” diye dusundu Jack.

Ne olursa olsun, bundan sonra kilisede bu adamin yanina

oturmaktansa, birkac Pazar Jack kiliseye gitmeyecekti.

Bob kapiyi tiklatiyordu. Jack arabasinin penceresini 5 cm kadar acti.

Bob Jack’a bir kagit verdi ve gitti.

“Ceza degil bu” diye kendi kendine soylendi Jack. Bir anda sevinmisti.

Bu bir yaziydi ve kagitta sunlar yaziyordu:

“Sevgili Jack, benim bir kizim vardi. Alti yasindayken cok hizli

araba kullanan biri tarafindan olduruldu. Bu kazadan dolayi, adam

cezalandirildi. 3 ay hapishane cezasiydi bu. Bu adam hapishaneden cikinca

kendi cocuklarina sarilip, opup, onlari tekrar koklayabildi. Ama ben…

Ben kizimi tekrar koklayabilip, opebilmek icin, cennete gidinceye kadar

beklemem gerekiyor. Bin defa adami affetmeye calistim. Bin kerede

basardigimi zannettim. Belki basarmisimdir, ama hala kizimi dusunuyorum.

Lutfen benim icin dua et ve dikkat et Jack, tek bir oglum kaldi.”

Jack 15 dakika kadar bir sure yerinden kipirdayamadi. Daha sonra

kendine gelip, yavas yavas evine gitti.

Evine varinca, cocuklarina ve karisina sikica sarildi.

Hayat cok degerli, surekli dikkat et. Dikkatli araba kullan ve

baskalarinin hakkina saygi goster. Hicbir zaman unutma, istedigin kadar

araba satin alabilirsin, ama insan hayatini…

Gercekten ilginc.




Yorum Yaz

   
 
 

Kategoriler

film izle sohbet zayiflama lida fx15 ve biber hapi zlfvbh